İmam-ı Rabbani güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#162

İmam-ı Rabbani hazretlerinin vefatından sonra onun “Mektubat” kitabını okuyan genç bir seyyid şunları anlatmıştır:

Hz.Ali’ye karşı savaşan sahabileri, bilhassa Hz. Muaviye’yi hiç sevmezdim. Bir gece İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını okuyordum. Okuduğum yerde “Hz. Muaviye’ye  buğzetmek ve onu kötülemek, Hz.Ebubekir ve Hz. Ömer’e buğzedip kötülemek gibidir. Ona söven kimseye, bunlara söven kişiye verilen cezayı vermek gerekir.” diye yazıyordu. Bunu okuyunca canım sıkıldı, isabetsiz şeyler yazmış diye Mektubat’ı yere atıverdim. Sonra yatağıma uzanıp uyudum. Rüyamda İmam-ı Rabbanî kızgın bir halde yanıma geldi, iki eliyle kulaklarımı çekerek dedi ki: “Be cahil çocuk! Sen bizim yazdığımızı beğenmiyor ve kitabımızı yere fırlatıyorsun. Benim yazımı okuyunca şaşırdın ve inanmadın öyle mi? Ama gel, seni bir zata götüreyim de gör!”

Beni çekerek bir bahçenin kapısına götürdü. Kendisi uzaktaki bir bölüme doğru yürüdü. Orada nur yüzlü bir zatın oturduğunu gördüm. Saygı ile o zatı selamladı, önünde diz çökerek oturdu. Ona bir şeyler söylüyor, beni gösteriyordu. Bakışlarından benden bahsedildiği anlaşılıyordu. Biraz sonra İmam-ı Rabbanî kalktı, beni çağırdı: “Bu oturan zat Hz. Ali’dir, iyi dinle, bak neler söylüyor.” dedi.

Yanlarına gidip selam verdim. Hz. Ali r.a: “Sakın ha sakın! Rasulullah Aleyhisselam’ın ashabına karşı kalbinde soğukluk ve dargınlık bulundurma! O kişilerden hiçbirini asla kötüleme. Aramızda görülen anlaşmazlık ve muharebelerin, hangi iyi niyetlerle ortaya çıktığını biz ve sahabi kardeşlerimiz iyi biliriz” dedi. İmam-ı Rabbanî’ye bakarak: “Bunun gönlü daha temizlenmedi. Suratına bir tokat indir!” dedi. Şeyh hazretleri, yüzüme şiddetli bir tokat vurdu. Tokadı yiyince kendi kendime dedim ki: “Ben bu zatı sevdiğim için ötekilere düşmanlık etmişim. Hâlbuki kendisi bundan çok incinmektedir. Bu halden vazgeçmeliyim.” Ardından kalbimi yokladım, gönlüm düşmanlık ve kırgınlıktan temizlenmişti. O halimle uyandım, şimdi de öyleyim.

#661

İkinci bin yılın yenileyicisi İmam Rabbanî ( k.s.) şöyle buyurur:

“Şeklen namaz kılan, oruç tutan çok kimse vardır; fakat İslam’ın koyduğu sınırları gözeten, haram ve şüpheli şeylerden sakınan takva sahibi kimseler pek azdır. Haklı ile haksız, samimi olan ile samimi olmayanın arasını ayıran ölçü, işte bu takva ve sakınma, yüce Allah’tan gerçek manada korkma, saygı duyma halidir.”

#973

Ekber Şah bir şölen düzenlemiş ve her dinden insanlar bu şölene çağrılmıştı. Yeni uydurulan "Din-i İlahi" mensuplarına gayet süslü çadırlar ayrılmış, çeşitli yiyecek ve içeceklerle ağırlanmışlardır. Müslümanlar için ise paçavraya dönmüş eski çadırlar ve kuru ekmek uygun görülmüştü. Bu uygulama güya İslam'ın eskidiğini göstermek içindi.

Tören başlayınca, İmam-ı Rabbanî (k.s.) Hazretleri, müslümanların bulunduğu bölümü çizgi içine alıp, bir toprak parçasını Ekber Şah'ın bulunduğu tarafa doğru fırlattı. Birdendire çok şiddeti bir fırtına çıktı ve Ekber Şah'ın saray çadırlarında başlayan panik, birkaç kişinin ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına sebep oldu.

Aynı anda müslümanların bulunduğu çadırlara sükûnet hâkimdi. Bu durumu gören Ekber Şah'ın adamlarından çoğu tevbe ederek İmam-ı Rabbanî Hazretleri'ne mürit oldular. 







Etiketler