padişah güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#210

Hz. Mevlana k.s. Mesnevi’de şöyle bir hikâye anlatır:

Padişahın biri Cuma günü camiye gidiyordu. Muhafızları caddeye üşüşen halka bir taraftan çekilin diye haykırıyor, diğer taraftan da tekmeyle, sopalarla padişaha yol açmaya çalışıyorlardı.

Bu esnada tesadüfen orada bulunan bir fakir de muhafızlardan sopa yemiş, kan revan içinde kalmıştı. Dayanamadı, padişahın arkasından şöyle bağırdı:

Şu yaptığın zulme bak! Halkın önünde böyle yaparsan, Allah senin gizli zulümlerinden cümleyi korusun! Güya camiye gidiyor, hâyır işlediğini sanıyorsun! Senin hâyrın buysa, şerrin kim bilir nedir?

#1065

Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.

#1074

 

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u fethedip şehre girdiğinde, 
Bizans'ın ileri gelenlerini huzuruna çağırmıştı. Gelenler arasında Bizans'ın Başbakanı Notaras da bulunuyordu. Notaras huzura girer girmez, Fatih'i memnun bırakıp hayatını garantiye almak düşüncesiyle Padişahın ayaklarına kapanarak şöyle dedi: "Neyim varsa hepsini sana takdim ediyorum, lütfen kabul buyurunuz." 
Fatih, Notaras'ın ne yapmak istediğini biliyordu. Verdiği hediyelerle Padişahı bir nevi teşekküre zorluydu. Fakat Fatih, Notaras'ın arzu ettiği gibi davranmadı, onun ayağa kalkmasını işaret ettikten sonra: "Bu şehri bana veren kimdir?" diye sordu. Başbakan haç çıkararak: "Elbette Allah'tır," diye cevap verdi. Söz sırası tekrar Fatih'e geçince şöyle dedi: "O halde bana verdiğiniz şeylerden dolayı teşekkür beklemeyiniz. Allah dururken kimseye teşekkür edemeyeceğim." 

#1075

Uzun Hasan, Fatih’e kutu içinde bir hediye gönderir. Kutu açılınca içinden akrepler ve yılanlar çıkar.
Bunun üzerine Fatih de Uzun Hasana hediye olarak bal gönderir. Bu durum bazılarının şu soruyu sormalarına vesile olur:
Padişahım neden böyle yaptınız? Fatih, şöyle der:
Herkes yediğinden gönderir.

#1078

 

Fatih, Edirne'de bir gün kıyafetini değiştirip çarşıda gezmeye başlamış. Bir ara bir bakkala uğrayıp yağ istemiş. Yağı aldıktan sonra da bal istemiş. İstemiş istemesine ya bakkal balı vermeyip şöyle demiş: 
"Bal var, yalnız onu da şu bakkaldan alın efendim." 
Padişah şaşkınlık içerisinde şu soruyu sormuş: 
"Niye sen vermiyorsun?" 
Bakkal, şu şekilde cevaplandırmış Fatih'in sorusunu: 
"Yalnızca ben kazanırsam öteki bakkallar açlıktan ölürler. Onların da çocukları var, onlar da kazansınlar." Padişah, hayretler içerisinde diğer bakkallara da uğramış ve hep aynı cevabı almış: "Sadece ben kazanmayayım, onlar da kazansın," demişler her biri. Bunun üzerine şöyle söylemiş Fatih Sultan Mehmed: 
"Birbirlerine bu derece bağlı, birbirlerini böylesine düşünen bir halkım olduktan sonra ben değil İstanbul'u, bütün dünyayı bile alırım." 

#1080

 

Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi'nden başarılı bir şekilde dönmüştü. Bütün halk toplanmış onu şehre girerken alkışlamak için sabırsızlanıyordu. Ama Padişah, gece olmadan şehre girmek istemiyordu. Bunun sebebini herkes merak ettiği halde hiç kimse sormaya cesaret edemiyordu. 
Sonunda büyük âlimlerden olan İbni Kemal: 
"Padişahım, bir maruzatım var," dedi. Padişahın: 
"Efendi, ne istediğin varsa hiç çekinmeden söyle," demesi üzerine İbni Kemal cevabı merak edilen soruyu şöyle sordu: 
"Askerler merakta, bütün halk sokağa dökülmüş, sizi alkışlamayı beklerken siz hâlâ şehre girmezsiniz. Bunun sebebi hikmeti nedir?" Yavuz şu şahane cevabı verdi: 
"Efendi, sen bizi hâlâ tanıyamadın mı? Biz; şan, şöhret ve alkış toplamak için değil, Allah rızasını kazanmak için savaşırız."

#1240

Padişahın biri, adamlarından birine bir miktar para verip şehir içindeki dervişlere dağıtmasını söyledi. Adamcağız birçok dervişin yanına gidip geldi ve ancak parayı olduğu gibi geri getirip padişaha iade etti.
Padişah; “Niçin dağıtmadın?” diye sordu. 
Adam; “Padişahım verecek derviş bulamadım” dedi.
Padişah; “Nasıl olur, şehirde yüzlerce derviş vardır” deyince, adam;

“Efendim, dervişler para kabul etmiyorlar. Para alanlar ise zaten derviş değil ki” diye cevap verdi.

#1240

Padişahın biri, adamlarından birine bir miktar para verip şehir içindeki dervişlere dağıtmasını söyledi. Adamcağız birçok dervişin yanına gidip geldi ve ancak parayı olduğu gibi geri getirip padişaha iade etti.
Padişah; “Niçin dağıtmadın?” diye sordu. 
Adam; “Padişahım verecek derviş bulamadım” dedi.
Padişah; “Nasıl olur, şehirde yüzlerce derviş vardır” deyince, adam;

“Efendim, dervişler para kabul etmiyorlar. Para alanlar ise zaten derviş değil ki” diye cevap verdi.







Etiketler