ihsan güzel sözler, aşk sözleri, dini güzel sözler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz

#350

Rabbimizin bizlere ihsanı olan çok kıymettar nimetlerin makbul fiyatları, başta bismillahirrahmanirrahim ve ahirinde elhamdülillah demektir.

#635

Şükürsüz ve edepsiz kimse, Cenabı- Hakk’ın lütuf ve ihsanından mahrum kalır.

#874

Rabbinin sana ihsanı nerede?

Senin O'na ettiğin kulluk nerede?

 

#975

Bize birisi; "sana her gün 24 altın vereceğim, yalnız bir şartım var." dese ve eklese; "sende günde 1 altınını benim için harcayacaksın." Bu teklifi muhakkak kârlı bulur ve kabul ederiz. İşte Rabbimizde bize günde 24 saatlik bir ömür sermayesi ihsan etmiş ve karşılığında bunun hiç olmazsa bir saatini ibadete ayırarak namaz kılmamızı istemiştir.

Kendisine verilen hadsiz nimetlere karşı başını belkide secdeden kaldırmaması gereken bir müslümanın, bu 1 saatini ebedi saadeti için ayırması şarttır.

 

#1041

Ya Rabbi! Bizleri senden başkasına el açmaktan uzak kıl.

Ya Rabbi! Bizleri Ademoğlu’nu methetmekten, kullarına ve mahlûkatına hamd-ü sena etmekten koru.

Ya Rabbi! Biz senin rahmetinin muhtacı, senin ihsanının yoksuluyuz. Bizim bu fakr-u zaruretimizi ancak senin fazlı keremin giderir.

#1105

Nasreddin Hoca'ya, talabelerinden biri, bir torba ceviz getirir. Hocaefendi, sınıftaki çocuklara hitaben:

Bu cevizleri kul taksimi mi yapalım, Allah taksimi mi? diye sorunca, çocuklar:

Allah taksimi yap hocam, derler. Hocaefendi, torbayı eline alarak, kimine bir avuç, kimine bir tane, kimine üç avuç, kimine hiç, kalanını da torbayla birine verir. Ceviz alamayan çocuklar:

Hoca, hani bize ceviz, derler. Hoca:

Çocuklar, baştan size sordum. Allah taksimi istediniz. Allah'ın taksiminde adalet değil, ihsan (lütuf) esastır. Allah, lütfundan dilediğine verir, dilemediğine vermez. Kimine az verir, kimine çok. Hiçbir varlığın ona, "niye böyle?" diye sormaya hakkı yoktur. Mülk sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. 

#1125

Cüneyd-i Bağdâdî Hz.leri buyurdu ki: "Bir kimse, yaptığı ibadetlerini ihlâs ile yaparsa, Allah-ü Teâlâ o kimseye, boş hallerden, lüzumsuz heveslerden halas olmak, kurtulmak nîmetini, rahatını ihsan eder.

#1151

Bayezid-i Bistami devamlı; "Allah!.. Allah!.." derdi. Vefâtı ânında da yine; "Allah!.. Allah!.." diyordu. Bir ara şöyle duâ etti: "Yâ Rabbî! Senin için yaptığım bütün ibâdet, tâat ve zikirleri hep gaflet ile yaptım. Şimdi can veriyorum. Gaflet hâli devam ediyor. Allah'ım! Bana huzur ve zikir hâlini ihsan eyle." Bundan sonra, zikir ve huzûr hâli içinde rûhunu teslim etti.

#1273

Halife Me’mun şöyle demiştir:

“Arkadaş üç çeşittir:

Birincisi gıda gibidir. Zaruridir, ona her zaman ihtiyaç duyulur.

Diğeri ilaç gibidir. Gerektiği vakit ihtiyaç duyulur.

Üçüncüsü ise hastalık gibidir. Kendisine asla ihtiyaç duyulmaz.

Bu üçüncü tip kişilerle kul imtihan halindedir. O öyle biridir ki ne ünsiyet kurulur ne de ondan faydalanılır. Birincisi ise Allah Teâlâ tarafından kuluna ihsan edilen bir nimettir.”

#1487

Allah’ü Teâlâ bize rahmeti ile ihsanı ile muamele etsin, adaletiyle muamele ederse yanarız.

#1718

Mülkün gerçek sahibi Allah Teâlâ’dır. Kaza ve kader O’nun kudret elindedir. Fani olan insan ise sadece bir emanetidir. Fakirlik bir kusur olmadığı gibi, zenginlik de bir fazilet değildir. Fakir kimse sabır ve tevekkülle imtihan olunur. Zengin kimse ise, Allah’ın vermekle yükümlü kıldığı malları vermek, dünyaya karşı hırslı olmamakla vazifelidir. Eğer bu vazifesini yerine getirirse, Allah’ın ebedi ihsanına mahzar olur.

#1719

Biliriz ki dünya hayatı ebediyet yolculuğunda sadece bir konaklamadır. Sahip olduğumuzu düşündüğümüz her ne varsa aslında bize ait değildir, geçici bir emanettir. Bu emaneti bizim liyakatimiz değil, Rabbimizin lütuf ve ihsanı avuçlarımıza tevdi etmiştir. Bunları büyüklenme ve tahakküm aracı yapmak, kendini müstağni görmek ise kesinlikle reddedilmiştir.

#1828

Allah-ü Teâlâ’nın senin ibadetlerine ihtiyacı yoktur ancak unutma ki senin Allah-ü Teâlâ’nın lütuf ve ihsanlarına sonsuz derecede ihtiyacın vardır.

#1980

Şeyh Sadi Şirâzî k.s. ihsan ve cömertlik hakkında şunları söyler:

“Suret geçici, mana kalıcıdır. Eğer aklın varsa manaya talip ol. İlimden, takvadan nasip almamış olanlar manadan kopuktur, yalnızca suretten ibarettirler. Kabirlerinde rahat yatıp uyuyanlar, yeryüzünde halkı rahat tutanlardır. Hayatta iken yapacağın tüm hayırları yap. Öldükten sonra kimse seninle, geçmişle ilgilenmez. Servetin bugün senin. Sen öldükten sonra elinden çıkacak.

Gönlünün perişan olmasını istemiyorsan hali perişan olanlara merhamet et. Hazinenin anahtarı senin elindeyken hayır işle, yarın anahtar başka ellere geçecek. Sen kendi azığını kendi elinle götür, çoluğundan çocuğundan sana fayda gelmez. Ahiret yolculuğunda azığını yanına alan kişi, bu dünyada hayır yapmış demektir. Kaşınacaksan kendi tırnağınla kaşın. Gücün varsa şimdi iyilik yap. Yarın, gücüm varken niçin vermedim, diye elini ısırırsın.

Yoksulun ayıbını örtmeye çalış ki, Allah-ü Teâlâ senin günahlarını örtsün, bağışlasın. Kapına gelen fakiri küskün, gönlü kırık gönderme. Bir gün sen de kapılara düşebilirsin. Başkasına muhtaç olmaktan korkan büyükler, ihtiyaç sahiplerini boş göndermez. Hastaları ara, onların hallerini sor. Bir gün senin de başına gelecek olur. Acizlerin hüzünlü gönlünü rahatlat, acze düşeceğin günleri hatırla. Allah’ın seni dilenmekten korumuş olduğunu düşün, haline şükret, kapına gelip isteyeni kovma.”

 







Etiketler